Lens Optik Whatsapp
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol
Sepetim
İLasik Nedir?
16.10.2024

İLasik Nedir?

Görme kusurları, günlük yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alır. Gözlük ya da kontakt lens kullanımı, bu sorunlara geçici çözümler sunarken, kalıcı bir çözüm arayanlar için İLasik yöntemi dikkat çekmektedir. Peki, İLasik nedir? İLasik, çeşitli göz kırma kusurlarının kalıcı olarak tedavisinde kullanılan bir göz lazer ameliyatı çeşididir. Özellikle astigmat, hipermetrop ve miyop gibi görme kusurlarının tedavisinde etkili sonuçlar sunar. Geleneksel yöntemlere alternatif olarak, İLasik operasyonu, gözlük ve kontakt lens kullanımının ötesine geçmek isteyenler için modern ve ileri teknolojik bir seçenek sunar.

İLasik, lazer teknolojisinin gelişmiş imkanlarından faydalanarak, gözün kornea tabakasını yeniden şekillendirir. Işığın retina üzerinde doğru şekilde odaklanması sağlanır ve görme bozuklukları ortadan kaldırılır. İşlem, kişiye özel bir tedavi planı oluşturarak, her bireyin göz yapısına uygun şekilde uygulanır. Kalıcı sonuçlar sunması ve kısa sürede etkili çözümler sağlaması nedeniyle, İLasik yöntemi, görme kusurları tedavisinde giderek daha fazla tercih edilmektedir. 

 

i-Lasik Lazer Kimlere Yapılır?

i-Lasik lazer uygulaması, göz sağlığı açısından belirli kriterlere uyan bireyler için uygundur. Öncelikle, kornea tabakasının yeterli kalınlıkta olması şarttır. Kornea kalınlığı, lazer uygulamasının güvenliği ve etkinliği açısından hayati bir faktördür. Bunun yanı sıra, miyop için 10, hipermetrop için 6 ve astigmat için 4 dereceye kadar olan görme kusurlarına sahip olanlar i-Lasik işleminden yararlanabilir. Bu durum, tedavi edilebilecek görme bozukluklarının kapsamını belirlemiş olur.

Başka bir önemli kriter, yaş limitidir. i-Lasik lazer tedavisi, 18 yaş ve üzerindeki kişiler için uygulanmaktadır. Bu yaş sınırı, gözlerin tam olarak geliştiğini göstermektedir. Ayrıca, i-Lasik işlemi için uygun adayların, diyabet veya romatizma gibi sistemik hastalıklara sahip olmamaları gerekmektedir. Bu tür hastalıklar, lazer tedavisinin etkinliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, belirtilen kriterlere uyan bireyler, i-Lasik lazer tedavisinden faydalanabilirler.

 

Femto Lasik Nedir? (Bıçaksız Lazer)

Femto Lasik, göz cerrahisinde devrim yaratan bir yöntemdir. Bu teknik, intralase teknolojisi kullanarak cerrahi müdahaleyi bıçak olmadan yapmayı mümkün kılar. Geleneksel Lasik işlemlerinde kullanılan bıçakların yerine femto lazer adı verilen bir lazer kullanılmaktadır. Kornea dokusunu hassas bir şekilde keserek flep oluşturur.

Femto lazer, infrared dalga boyunda çalışan bir lazer türüdür ve bu özelliği sayesinde göz dokularına zarar vermeden son derece hassas kesimler yapabilir. Göz cerrahisi için daha güvenilir ve etkili bir alternatif oluşturmaktadır. Küçük kesim alanları sayesinde iyileşme süresi önemli ölçüde kısalmaktadır. Nanometre düzeyindeki hassasiyeti ile görme kalitesinin artmasına katkıda bulunur. Femto Lasik, hastalara daha konforlu bir deneyim sunmakta ve genellikle daha iyi sonuçlar elde edilmesine olanak tanımaktadır.

 

i-Lasik Ameliyatı Nasıl Yapılır?

i-Lasik operasyonu, görme sorunlarının düzeltilmesi amacıyla uygulanan yüksek teknolojiye sahip bir lazer tedavi yöntemidir. Bu işlem, bireysel ihtiyaçlara göre özel olarak hazırlanır ve hastanın göz yapısına uygun şekilde planlanır. i-Lasik uygulamasında tüm süreç, wavefront ve idesign teknolojileri kullanılarak kişiye özgü bir şekilde tasarlanır. Bu teknolojiler, gözün ayrıntılı bir haritasını oluşturarak, optik sistemdeki en küçük anormalleri bile tespit etme yeteneğine sahiptir. Böylece, ameliyat esnasında bu kusurların düzeltilmesi mümkün hale gelir.

Bu gelişmiş teknolojik aletler sayesinde, göz tanıma sistemi ile işlemin her aşaması milimetrik bir hassasiyetle denetlenmektedir. Gözün doğal yapısına en uygun tedavi planı belirlenerek, hastanın daha net ve kaliteli bir görme seviyesine ulaşması amaçlanmaktadır. Göz tanıma sistemi, hastanın göz hareketlerini sürekli takip ederek lazer ışınının doğru noktalara yönlendirilmesini sağlar. Bu durum, ameliyatın başarısını artıran önemli bir unsur olmaktadır.

Ameliyattan önce yapılan detaylı muayeneler ve testler sayesinde gözün yapısı titizlikle incelenir. Sonrasında, bilgisayar destekli simülasyonlar aracılığıyla ameliyatın olası sonuçları önceden tahmin edilerek hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenir. i-Lasik operasyonu genellikle kısa bir süre içinde tamamlanır ve hasta aynı gün taburcu edilir. İyileşme süreci de oldukça hızlıdır; çoğu hasta birkaç gün içinde günlük hayatına dönebilir.

 

i-Lasik ile Lasik Arasındaki Farklar

İ-Lasik operasyonlarının diğer cerrahi işlemlerden en belirgin farkı, bireysel lazer tedavisi uygulama yeteneğidir. Bu sistem, hastanın göz yapısına uygun olarak geliştirildiği için daha yüksek başarı oranları sağlamaktadır. İ-Lasik ameliyatı süreci, wavefront ve iDesign teknolojileri kullanılarak hastanın göz yapısına uygun bir şekilde planlanmaktadır. Bu sayede, göz tanıma sisteminin entegrasyonu sayesinde en küçük kusurlar bile düzeltilebilmektedir. Bu durum, özellikle daha önceki göz tedavi yöntemlerinde göz ardı edilen küçük hataların düzeltilmesine olanak tanıyarak, hastaların görme kalitelerini önemli ölçüde artırmaktadır.

Diğer yandan, geleneksel LASIK işleminde korneal flep oluşturmak için mikrokeratom adı verilen bir alet kullanılmaktadır. Bu yöntem, gözdeki kornea dokusunun bir kısmının çıkarılmasına ve ardından lazerle yeniden şekillendirilmesine dayanır. Ancak, bu işlem sırasında gözün doğal yapısıyla tam bir uyum sağlamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu sebeple, LASIK uygulaması bazı hastalar için yeterli düzeyde düzeltme sağlayamayabilir; buna karşın İ-LASIK, bu eksiklikleri gidermede daha etkili bir çözüm sunmaktadır.

Özetle, İ-Lasik ve LASIK arasındaki ana ayrım, kişiye özgü tedavi yöntemidir. İ-Lasik ile gerçekleştirilen işlemler, hastanın özel gereksinimlerine göre kişiselleştirildiği için daha başarılı sonuçlar sağlarken, geleneksel LASIK uygulamasında bireysel farklılıklar dikkate alınamayabilir. Bu sebeple, görme problemleri yaşayan kişiler için İ-Lasik daha avantajlı bir alternatif olarak ön plana çıkmaktadır.

 

i-Lasik Tedavisi Kalıcı mıdır?

i-Lasik tedavisi başarıyla uygulandığında, birçok insan için görme sorunlarına kalıcı bir çözüm sunmaktadır. Bu yöntem, göz yapısındaki şekil bozukluklarını ve ışığın kırılma hatalarını düzeltmeyi hedefleyerek, hastaların görme kalitesinde önemli bir artış sağlar. İşlem sonrasında pek çok kişi, gözlük veya kontakt lens kullanma gerekliliğinden kurtulma şansını elde eder. Ancak, i-Lasik tedavisinin kalıcılığı her birey için aynı seviyede olmayabilir. Yaşlanma süreci ve yeni göz sorunlarının ortaya çıkması gibi bazı durumlarda, tedavi edilen görme problemlerinin etkisi tamamen kalıcı olmayabilir. Zamanla gözlerde doğal değişiklikler meydana gelebilir ve bu durum, görme kalitesinde azalmaya yol açabilir.

 

i-Lasik Lazer İyileşme Süreci Ne Kadardır?

i-Lasik lazer tedavisinin iyileşme süreci her birey için farklılık gösterse de genellikle hızlıdır. Çoğu hasta, karmaşık bir durum olmadıkça, operasyon sonrası birkaç gün içinde gündelik yaşamlarına dönebilir. Bu süreçte, hastalar genellikle birkaç gün boyunca görmelerinde bulanıklık, çift görme ve hafif ışığa karşı hassasiyet gibi geçici yan etkiler yaşayabilir. Bu belirtiler kısa bir süre içinde azalır ve hastalar, zamanla görme kalitelerinde belirgin bir gelişme gözlemleyebilirler.

İyileşme süreci, hastanın genel sağlık durumu ve göz yapısıyla bağlantılıdır. Ameliyat sonrasında dikkatli bir takip yapılması ve doktorun tavsiyelerine uyulması, iyileşme sürecini olumlu şekilde etkiler. Ayrıca, hastaların gözlerini korumak amacıyla önerilen göz damlalarını düzenli bir şekilde kullanmaları büyük önem taşır. 

Görme kusurları, günlük yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alır. Gözlük ya da kontakt lens kullanımı, bu sorunlara geçici çözümler sunarken, kalıcı bir çözüm arayanlar için İLasik yöntemi dikkat çekmektedir. Peki, İLasik nedir? İLasik, çeşitli göz kırma kusurlarının kalıcı olarak tedavisinde kullanılan bir göz lazer ameliyatı çeşididir. Özellikle astigmat, hipermetrop ve miyop gibi görme kusurlarının tedavisinde etkili sonuçlar sunar. Geleneksel yöntemlere alternatif olarak, İLasik operasyonu, gözlük ve kontakt lens kullanımının ötesine geçmek isteyenler için modern ve ileri teknolojik bir seçenek sunar.

İLasik, lazer teknolojisinin gelişmiş imkanlarından faydalanarak, gözün kornea tabakasını yeniden şekillendirir. Işığın retina üzerinde doğru şekilde odaklanması sağlanır ve görme bozuklukları ortadan kaldırılır. İşlem, kişiye özel bir tedavi planı oluşturarak, her bireyin göz yapısına uygun şekilde uygulanır. Kalıcı sonuçlar sunması ve kısa sürede etkili çözümler sağlaması nedeniyle, İLasik yöntemi, görme kusurları tedavisinde giderek daha fazla tercih edilmektedir. 

 

i-Lasik Lazer Kimlere Yapılır?

i-Lasik lazer uygulaması, göz sağlığı açısından belirli kriterlere uyan bireyler için uygundur. Öncelikle, kornea tabakasının yeterli kalınlıkta olması şarttır. Kornea kalınlığı, lazer uygulamasının güvenliği ve etkinliği açısından hayati bir faktördür. Bunun yanı sıra, miyop için 10, hipermetrop için 6 ve astigmat için 4 dereceye kadar olan görme kusurlarına sahip olanlar i-Lasik işleminden yararlanabilir. Bu durum, tedavi edilebilecek görme bozukluklarının kapsamını belirlemiş olur.

Başka bir önemli kriter, yaş limitidir. i-Lasik lazer tedavisi, 18 yaş ve üzerindeki kişiler için uygulanmaktadır. Bu yaş sınırı, gözlerin tam olarak geliştiğini göstermektedir. Ayrıca, i-Lasik işlemi için uygun adayların, diyabet veya romatizma gibi sistemik hastalıklara sahip olmamaları gerekmektedir. Bu tür hastalıklar, lazer tedavisinin etkinliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, belirtilen kriterlere uyan bireyler, i-Lasik lazer tedavisinden faydalanabilirler.

 

Femto Lasik Nedir? (Bıçaksız Lazer)

Femto Lasik, göz cerrahisinde devrim yaratan bir yöntemdir. Bu teknik, intralase teknolojisi kullanarak cerrahi müdahaleyi bıçak olmadan yapmayı mümkün kılar. Geleneksel Lasik işlemlerinde kullanılan bıçakların yerine femto lazer adı verilen bir lazer kullanılmaktadır. Kornea dokusunu hassas bir şekilde keserek flep oluşturur.

Femto lazer, infrared dalga boyunda çalışan bir lazer türüdür ve bu özelliği sayesinde göz dokularına zarar vermeden son derece hassas kesimler yapabilir. Göz cerrahisi için daha güvenilir ve etkili bir alternatif oluşturmaktadır. Küçük kesim alanları sayesinde iyileşme süresi önemli ölçüde kısalmaktadır. Nanometre düzeyindeki hassasiyeti ile görme kalitesinin artmasına katkıda bulunur. Femto Lasik, hastalara daha konforlu bir deneyim sunmakta ve genellikle daha iyi sonuçlar elde edilmesine olanak tanımaktadır.

 

i-Lasik Ameliyatı Nasıl Yapılır?

i-Lasik operasyonu, görme sorunlarının düzeltilmesi amacıyla uygulanan yüksek teknolojiye sahip bir lazer tedavi yöntemidir. Bu işlem, bireysel ihtiyaçlara göre özel olarak hazırlanır ve hastanın göz yapısına uygun şekilde planlanır. i-Lasik uygulamasında tüm süreç, wavefront ve idesign teknolojileri kullanılarak kişiye özgü bir şekilde tasarlanır. Bu teknolojiler, gözün ayrıntılı bir haritasını oluşturarak, optik sistemdeki en küçük anormalleri bile tespit etme yeteneğine sahiptir. Böylece, ameliyat esnasında bu kusurların düzeltilmesi mümkün hale gelir.

Bu gelişmiş teknolojik aletler sayesinde, göz tanıma sistemi ile işlemin her aşaması milimetrik bir hassasiyetle denetlenmektedir. Gözün doğal yapısına en uygun tedavi planı belirlenerek, hastanın daha net ve kaliteli bir görme seviyesine ulaşması amaçlanmaktadır. Göz tanıma sistemi, hastanın göz hareketlerini sürekli takip ederek lazer ışınının doğru noktalara yönlendirilmesini sağlar. Bu durum, ameliyatın başarısını artıran önemli bir unsur olmaktadır.

Ameliyattan önce yapılan detaylı muayeneler ve testler sayesinde gözün yapısı titizlikle incelenir. Sonrasında, bilgisayar destekli simülasyonlar aracılığıyla ameliyatın olası sonuçları önceden tahmin edilerek hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenir. i-Lasik operasyonu genellikle kısa bir süre içinde tamamlanır ve hasta aynı gün taburcu edilir. İyileşme süreci de oldukça hızlıdır; çoğu hasta birkaç gün içinde günlük hayatına dönebilir.

 

i-Lasik ile Lasik Arasındaki Farklar

İ-Lasik operasyonlarının diğer cerrahi işlemlerden en belirgin farkı, bireysel lazer tedavisi uygulama yeteneğidir. Bu sistem, hastanın göz yapısına uygun olarak geliştirildiği için daha yüksek başarı oranları sağlamaktadır. İ-Lasik ameliyatı süreci, wavefront ve iDesign teknolojileri kullanılarak hastanın göz yapısına uygun bir şekilde planlanmaktadır. Bu sayede, göz tanıma sisteminin entegrasyonu sayesinde en küçük kusurlar bile düzeltilebilmektedir. Bu durum, özellikle daha önceki göz tedavi yöntemlerinde göz ardı edilen küçük hataların düzeltilmesine olanak tanıyarak, hastaların görme kalitelerini önemli ölçüde artırmaktadır.

Diğer yandan, geleneksel LASIK işleminde korneal flep oluşturmak için mikrokeratom adı verilen bir alet kullanılmaktadır. Bu yöntem, gözdeki kornea dokusunun bir kısmının çıkarılmasına ve ardından lazerle yeniden şekillendirilmesine dayanır. Ancak, bu işlem sırasında gözün doğal yapısıyla tam bir uyum sağlamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu sebeple, LASIK uygulaması bazı hastalar için yeterli düzeyde düzeltme sağlayamayabilir; buna karşın İ-LASIK, bu eksiklikleri gidermede daha etkili bir çözüm sunmaktadır.

Özetle, İ-Lasik ve LASIK arasındaki ana ayrım, kişiye özgü tedavi yöntemidir. İ-Lasik ile gerçekleştirilen işlemler, hastanın özel gereksinimlerine göre kişiselleştirildiği için daha başarılı sonuçlar sağlarken, geleneksel LASIK uygulamasında bireysel farklılıklar dikkate alınamayabilir. Bu sebeple, görme problemleri yaşayan kişiler için İ-Lasik daha avantajlı bir alternatif olarak ön plana çıkmaktadır.

 

i-Lasik Tedavisi Kalıcı mıdır?

i-Lasik tedavisi başarıyla uygulandığında, birçok insan için görme sorunlarına kalıcı bir çözüm sunmaktadır. Bu yöntem, göz yapısındaki şekil bozukluklarını ve ışığın kırılma hatalarını düzeltmeyi hedefleyerek, hastaların görme kalitesinde önemli bir artış sağlar. İşlem sonrasında pek çok kişi, gözlük veya kontakt lens kullanma gerekliliğinden kurtulma şansını elde eder. Ancak, i-Lasik tedavisinin kalıcılığı her birey için aynı seviyede olmayabilir. Yaşlanma süreci ve yeni göz sorunlarının ortaya çıkması gibi bazı durumlarda, tedavi edilen görme problemlerinin etkisi tamamen kalıcı olmayabilir. Zamanla gözlerde doğal değişiklikler meydana gelebilir ve bu durum, görme kalitesinde azalmaya yol açabilir.

 

i-Lasik Lazer İyileşme Süreci Ne Kadardır?

i-Lasik lazer tedavisinin iyileşme süreci her birey için farklılık gösterse de genellikle hızlıdır. Çoğu hasta, karmaşık bir durum olmadıkça, operasyon sonrası birkaç gün içinde gündelik yaşamlarına dönebilir. Bu süreçte, hastalar genellikle birkaç gün boyunca görmelerinde bulanıklık, çift görme ve hafif ışığa karşı hassasiyet gibi geçici yan etkiler yaşayabilir. Bu belirtiler kısa bir süre içinde azalır ve hastalar, zamanla görme kalitelerinde belirgin bir gelişme gözlemleyebilirler.

İyileşme süreci, hastanın genel sağlık durumu ve göz yapısıyla bağlantılıdır. Ameliyat sonrasında dikkatli bir takip yapılması ve doktorun tavsiyelerine uyulması, iyileşme sürecini olumlu şekilde etkiler. Ayrıca, hastaların gözlerini korumak amacıyla önerilen göz damlalarını düzenli bir şekilde kullanmaları büyük önem taşır. 

Blog Son Eklenenler
Verteks Mesafesi Nedir ve Lens Numarasını Nasıl Etkiler?
Verteks Mesafesi Nedir ve Lens Numarasını Nasıl Etkiler?
Verteks mesafesi, gözlük camının arka yüzeyi ile korneanın ön yüzeyi arasındaki uzaklığı ifade eder. Kontakt lens göz yüzeyine çok daha yakın konumlandığı için gözlük reçetesindeki numara her zaman doğrudan lense aktarılmaz. Fark düşük diyoptrilerde küçük kalırken yaklaşık ±4.00 D ve üzerindeki güçlerde belirginleşir. Miyop ve hipermetrop reçetelerinde dönüşüm yönü farklıdır. Lens seçimi yapılırken numaranın yanında kornea yapısı, ölçüler ve deneme değerlendirmesi de hesaba katılır. Kişisel ölçüm profesyonel muayeneyle mutlaka doğrulanır.  
Hangi Kontakt Lens Materyali Daha Fazla Oksijen Geçirir?
Hangi Kontakt Lens Materyali Daha Fazla Oksijen Geçirir?
Kontakt lens seçimi yapılırken oksijenin korneaya ne kadar ulaşabildiği temel teknik ölçütlerden biridir. Yumuşak lenslerde silikon hidrojel yapılar, klasik hidrojel seçeneklere göre çoğu üründe daha yüksek oksijen geçişi sağlar. 
Ray-Ban Meta Türkiye’de Ön Siparişe Açılıyor: Sınırlı Sayıda Sipariş İçin LensOptik ile İletişime Geçin
Ray-Ban Meta Türkiye’de Ön Siparişe Açılıyor: Sınırlı Sayıda Sipariş İçin LensOptik ile İletişime Geçin
Ray-Ban Meta Türkiye’de ön sipariş sürecine giriyor. Akıllı gözlüğün özelliklerini, fiyat ve model detaylarını öğrenin; sınırlı ön sipariş ve stok bilgisi için LensOptik resmi iletişim kanalı üzerinden bize ulaşın.
Lens Reçetesinde ADD Ne Demek? LOW, MED, HIGH, BC ve DIA ile Multifokal Lens Rehberi
Lens Reçetesinde ADD Ne Demek? LOW, MED, HIGH, BC ve DIA ile Multifokal Lens Rehberi
Multifokal lens reçetesinde ADD, LOW, MED, HIGH, BC ve DIA ne anlama gelir? Markalara göre değişen değerleri, günlük ve aylık multifokal lens seçeneklerini karşılaştırın; reçetenize uygun lens seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri öğrenin.
Lens Kutusunda Oluşan Biyofilm Nedir?
Lens Kutusunda Oluşan Biyofilm Nedir?
Lens kutusunda oluşan biyofilm, mikroorganizmaların plastik yüzeye tutunup salgıladıkları koruyucu bir yapı içinde çoğalmasıyla gelişen ince mikrobiyal tabakadır. İlk aşamada gözle fark edilmeyebilir. Nemli ortam, eski solüsyon kalıntıları, yetersiz kurutma ve su teması oluşumu kolaylaştırabilir. Kontakt lens hijyeni aksadığında saklama kabı mikroorganizmalar için uygun bir rezervuar haline gelebilir. Araştırmalarda lens saklama kaplarındaki mikrobiyal kontaminasyonun yaygın olduğu ve Pseudomonas aeruginosa, Serratia marcescens gibi mikroorganizmaların tespit edilebildiği bildirilmiştir.
Araç Kullanırken Hangi Güneş Gözlüğü Camı Tercih Edilmeli?
Araç Kullanırken Hangi Güneş Gözlüğü Camı Tercih Edilmeli?
Araç kullanırken güneş gözlüğü seçiminde gri veya kahverengi tonlu, UV400 korumalı ve tercihen polarize camlar günlük sürüş için güçlü seçeneklerdir. Gri cam renkleri daha doğal gösterirken kahverengi cam kontrastı belirginleştirebilir. Islak asfalt, araç kaputu ve cam yüzeylerden gelen yansımaların rahatsız ettiği sürüşlerde polarize filtre konforu artırabilir. Çok koyu camlardan kaçınmak gerekir. Filtre kategorisi 4 olan lensler gündüz dahi araç kullanımı için fazla karanlıktır. Doğru sürüş gözlüğü seçimi yapılırken cam rengi kadar ışık geçirgenliği, UV koruması ve trafik ışıklarının doğru algılanması dikkate alınır.
Renkli Lenslerde Grafik Çapı Nedir?
Renkli Lenslerde Grafik Çapı Nedir?
Renkli lenslerde grafik çapı, lens üzerindeki renkli veya desenli alanın milimetre cinsinden genişliğini ifade eder. Teknik bilgilerde G.DIA ya da Graphic Diameter şeklinde görülebilir. Değer büyüdükçe renkli alan irisin çevresinde daha geniş yer kaplayabilir ve göz daha büyük görünebilir. Daha küçük değerler ise kişinin kendi iris sınırına yakın, daha yumuşak bir görünüm oluşturabilir. Renkli lens çapı ile grafik alanın ölçüsü aynı kavram değildir.
Lens Solüsyonunun Kapağı Açıldıktan Sonra Kullanım Süresi
Lens Solüsyonunun Kapağı Açıldıktan Sonra Kullanım Süresi
Lens solüsyonunun kapağı açıldığında ambalaj üzerinde yazan raf ömründen ayrı bir süre işlemeye başlar. Pek çok çok amaçlı üründe açılış sonrası dönem 90 gün civarındadır. Fakat tüm markalar için tek rakam geçerli değildir. Biotrue Multi-Purpose Solution açıldıktan 90 gün sonra atılmalıdır.
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.