Dijital ekranların hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte kontakt lens kullanıcılarının beklentileri de değişti. Gün içinde uzun süre ekrana bakmak, daha az göz kırpmaya bağlı kuruluk hissi, gün sonuna doğru dalgalanan netlik ve özellikle akşam saatlerinde ışık kaynakları etrafında oluşan parlamalar gibi şikâyetler daha sık dile getiriliyor. 1Day Acuvue Oasys Max 1-Day, bu modern kullanım senaryolarını hedefleyen iki temel yaklaşımı bir araya getiriyor: TearStable teknolojisi ile gün boyu konforu desteklemek ve OptiBlue ışık filtresi ile mavi-mor ışığın bir kısmını filtreleyerek görsel netliği iyileştirmeye yardımcı olmak.
Mavi ışık ifadesi günlük dilde çok geniş bir aralığı anlatmak için kullanılıyor. OptiBlue tarafında bahsedilen alan, mavi-mor olarak adlandırılan ve daha kısa dalga boylu, daha fazla saçılma eğiliminde olabilen kısım. Dijital ekranlar, LED aydınlatmalar ve özellikle gün ışığı bu spektrumda farklı yoğunluklarda ışık içerir. Bu tür ışıklar göz içinde daha fazla saçılabildiği için, bazı kullanıcılarda kontrast algısı, kamaşma hissi ve özellikle düşük ışıkta görsel konfor konularında daha hassas bir deneyim oluşabilir.
Dijital göz yorgunluğu tek bir nedenden oluşmaz. Ekrana bakarken göz kırpmanın azalması, odaklanma mesafesinin kısalması, ortam neminin düşmesi ve gün boyu artan görsel yük birlikte etki eder. Mavi-mor ışığın filtrelenmesi, bazı kullanıcıların görsel netlik algısına katkı sunabilecek bir parça olarak düşünülmelidir.
1Day Acuvue Oasys Max 1-Day üzerinde yer alan OptiBlue ışık filtresi, mavi-mor ışığın yaklaşık yüzde 60ını filtrelediği şekilde tanımlanır.
Bu filtreleme yaklaşımının pratikte hedeflediği ana fayda, göz içindeki ışık saçılımını azaltmaya yardımcı olarak görsel netliği desteklemektir. Üretici tarafında paylaşılan performans verilerinde, ışık saçılımının ortalama yaklaşık yüzde 20 azaltıldığı, halelerin ortalama yüzde 30 ve yıldız patlamalarının ortalama yüzde 23 azaltıldığı belirtilir.
Buradaki kavramları günlük dile çevirirsek: Akşam araç farları, sokak lambaları veya parlak mağaza ışıkları gibi noktasal ışık kaynaklarının etrafında oluşan parıltı halkaları ya da ışığın çizgisel şekilde dağılması, bazı kullanıcıların özellikle gece saatlerinde netlik algısını etkileyebilir. OptiBlue yaklaşımı, bu tür ışık kaynaklarında daha dengeli bir görsel deneyim hedefler.
Bu noktada gerçekçi bir çerçeve çizmek önemli. Üretici kaynaklarda, yüksek enerjili görünür ışığın kontakt lensler tarafından filtrelenmesinin kullanıcıya göz sağlığı açısından kanıtlanmış bir fayda sağladığının gösterilmediği açıkça belirtilir. Bu ifade; retina koruması, katarakt riskini azaltma, göz yorgunluğunu azaltma, kontrastı artırma, düşük ışık görüşünü iyileştirme veya uyku düzeni gibi başlıklarda doğrudan sağlık faydası iddialarının klinik olarak kanıtlanmadığı anlamına gelir. Beklenti mavi-mor ışık filtrelemesinin bazı görsel konfor senaryolarında destekleyici olabileceği, fakat tek başına bir sağlık koruması aracı olarak görülmemesi gerektiği yönünde olmalıdır. Eğer hedefiniz özellikle dijital göz yorgunluğuysa, lens seçimi kadar ekran alışkanlıkları da belirleyicidir. Düzenli mola, bilinçli göz kırpma, ekran mesafesi ve ortam nemi gibi unsurlar iyileştirildiğinde sonuç çok daha net hissedilir.
Işık saçılımı, göze giren ışığın göz içi yapılarda ve optik yüzeylerde dağılmasıyla ilişkilidir. Bu durum düşük ışıkta, pupilla büyüdüğünde veya yoğun kontrastın olduğu sahnelerde daha fark edilir hale gelebilir. Hale ve yıldız patlaması olarak tarif edilen şikâyetler de çoğu zaman bu saçılma bileşeniyle ilişkilendirilir. 1Day Acuvue Oasys Max 1-Day için paylaşılan veriler, bu tip optik etkileri azaltmaya yönelik bir tasarım hedefi olduğunu gösterir. Ancak herkesin göz yapısı, gözyaşı filmi kalitesi ve görsel hassasiyeti farklıdır. Bu yüzden aynı lens bazı kullanıcıda fark edilir bir iyileşme yaratırken, bazı kullanıcıda daha sınırlı bir değişim oluşturabilir.
Dijital günlerde en büyük konfor problemi çoğu zaman kuruluk ve gün sonuna doğru lensin daha fazla hissedilmesidir. Üretici anlatımında TearStable teknolojisinin, nemi yüzeyde ve lens boyunca hapsetmeye yardımcı olduğu belirtilir. Bu yaklaşımın arkasındaki mantık basittir: Ekrana bakarken göz kırpma azaldığında gözyaşı filmi daha hızlı bozulabilir. Lens yüzeyinde ıslanabilirliğin daha stabil kalması, hem kuruluk hissinin hem de dalgalanan netlik şikâyetlerinin azalmasına yardımcı olabilir. OptiBlue görsel netliği hedeflerken, TearStable daha çok gün boyu konfor tarafını destekleyen eş bir teknoloji olarak okunmalıdır.
Teknik tarafta lensin materyali Senofilcon A olarak geçer ve su içeriği yüzde 38dir. Oksijen geçirgenliği Dk-t değeri -3.00 diyoptri referansında 121 olarak paylaşılır.
Günlük lenslerde oksijen geçirgenliği, gün boyu toleransı etkileyen başlıklardan biridir. Su içeriği ise tek başına konforun garantisi değildir; asıl farkı çoğu zaman yüzey ıslanabilirliği ve gözyaşı filmiyle etkileşim belirler. Bu noktada TearStable yaklaşımı, su içeriğinden bağımsız olarak yüzey nemini daha stabil tutmayı hedefleyen bir tasarım sunar. UV koruması tarafında ise Sınıf 1 UV blokajı ile UVB ışınlarının yüzde 100ünü ve UVA ışınlarının yüzde 99.9unu bloke ettiği belirtilir. Ancak kontakt lensler gözün tamamını ve çevresini kapatmadığı için güneş gözlüğünün yerine geçmez; dış ortamda UV korumalı gözlük kullanımı yine önemlidir.
OptiBlue, mavi-mor ışığın bir kısmını filtreleyerek ışık saçılımını azaltmayı ve bunun üzerinden görsel netliği desteklemeyi hedefler. Üretici verilerinde hale ve yıldız patlaması gibi düşük ışık şikâyetlerinde ortalama azalma değerleri paylaşılır. TearStable ise gün boyu konforu hedefleyen tamamlayıcı bir katman olarak öne çıkar. Ancak mavi-mor ışık filtrelemesinin göz sağlığı açısından doğrudan kanıtlanmış bir faydası olduğu iddia edilmez; doğru beklenti, bunun görsel konfor tarafında destekleyici bir özellik olduğudur.